Gönderen Konu: Adam dövmeden protesto edebilmek!  (Okunma sayısı 394 defa)

Çevrimdışı Hamza

  • Osc Kurucu
  • 1. SINIF ÜYE
  • ***
  • İleti: 159.871
  • Puan 13008
  • Cinsiyet: Bay
  • Dünyanın En Çok Mesaj Gönderen Üyesi :))
    • Profili Görüntüle
    • Hosting
Adam dövmeden protesto edebilmek!
« : 16 Nisan 2010, 17:10:01 »
Adam dövmeden protesto edebilmek!

--------------------------------------------------------------------------------
.. ..

Şimdi destek zamanı, hem de şartsız koşulsuz. Sarı-kırmızı sevdalıları, gün bizim günümüzdür, gün birlik günüdür ve gün kenetleme günüdür...





Zordur Galatasaraylı olabilmek, iliklerine kadar sarı-kırmızının ağırlığını, sıcaklığını hissetmek de herkese nasip olmaz. 14 yıl şampiyon olamadığımız zaman da her gün, her saat sarı-kırmızının peşinden koşmak, günün her saniyesinde Galatasaray'ı düşünmek, amansız bir destek zinciri oluşturabilmek de zordur. Zordur hiç kimsenin yaşamadığı sevinçlerin dayanılmaz tebessümünü yıllarca üzerinde taşımak. Savaşmak, sarı ve kırmızının ağırlığını dış mihraklara karşı korumak... Anlatmak günlerce Galatasaray sevdasını, onunla yaşamak, uyanmak ve ölmek!


Biz Galatasaraylıyız, biz Ali Sami Yen, Metin Oktay... Zamanında masaya yumruğunu vurmasını da biliriz, tepkimizi göstermesini de, sevincini tüm sınırları zorlayarak yaşamasını da. Galatasaray, bir kultürdür ve biz bu kültür ile yoğrulmuşuzdur. Hakaret etmeden tepki göstermesini de biliriz, kırmadan gösteri yapmasını da ama hiçbir futbolcumuzu dövmemişizdir, dövdükten sonra da bağrımıza basmamışızdır.


Sezon başında büyük umutlar ile yola çıktık... Dünyanın en iyi beş teknik adamından birine yıldızlar ile bezenmiş, parlayan bir takımın anahtarını verdik. Transferler yaptık, havaalanlarında karşılama törenleri düzenledik, ürünler aldık, formaları kapıştık, tribünleri tıka basa doldurduk, kısacası biz taraftar olarak üzerimize düşen her şeyi kusursuz olarak yerine getirdik. Sezona müthiş bir başlangıç yaptık, hemen hemen her maç 'kıskandıran' bir futbol resitali sunduk tüm izleyenlere, goller attık, herkesi doyururcasına...


Şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilirken ve rakipsiz olduğumuz dillerden dile dolaşmaya başlarken; bir anda sendeledik, şansızlıklar iplik söküğü gibi peşimizden sürüklendi. Talihsizlikler, bugünlere kadar sürükledi bizi... Yapılan hatalar, ardı ardına alınan kötü sonuçlar, medya organlarında bazı futbolcularımız ile ilgili yer alan şaşırtan iddalar umutlarımızı köreltti; hayallerizi kırdı.


Tepki gösterme, oyuncularımızı kendine getirme zamanı gelmişti... Zarar vermeden, kırmadan, yormadan, yıldırmadan, küstürmeden yüzlerce, binlerce müthiş sevinçlere sahne olan Ali Sami Yen Stadı'nda organize olduk ve ilk 'diriltme' operasyonun altına biz taraftar olarak imzamızı atttık!


Günlerce yaşadığımız sıkıntıyı, beş dakikaya sığdırmak aslında neden böyle bir protesto gösterisinin içerisine girdiğimizin amaçını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Amacımız, takımı diriltmek, kendine getirmek ve o sarı-kırmızı formayı üzerlerine geçirenlerin sadece yeşil zeminde değil, sokaklarda da 30 milyon sarı-kırmızı sevdalısına karşı sorumlu olduğunu ifade etmekti. Amacımıza ulaştık...


Biz salt başarı peşinde koşan bir taraftar topluluğu değiliz, hiçbir zaman da olmadık, olmayacağız. Bizim için o tabeladaki skordan önemli olan bazı etkin öğeler de vardır; Ruh gibi, hırs gibi, forma sevdası gibi... Aşk gibi, Galatasaray gibi... Leo Franco ve Jo Alves'in Galatasaray'a olan bakış açısı ile Arda Turan, Sabri Sarıoğlu ya da Emre Çolak'ın bakış açısını aynı potada eritmeyi hiçbir zaman düşünmedik, düşünemeyiz.


Arda Turan, Galatasaray'ın has evladıdır... Bebek denecek yaşta Galatasaray sevdası ile yoğrulmuştur, olgunlaşmıştır ve büyümüştür. 23 yaşında Galatasaray gibi 100 yıllık bir çınarda kaptanlık mertebesine layık görülmüş Arda Turan, Galatasaray'ın Türkiye yüzüdür! Ali Sami Yen Stadı'nda Diyarbakırspor maçındaki homurdanmalar, unutma ki Arda sana bir alkış sağanağı olarak geri dönecektir, hem de ilk fırsatta... Şimdi dirilme zamanı, şimdi ayağa kalkma ve bir kez daha 'taraftar' kalıbının taşarcasına içerisini doldurma zamanıdır.


Önümüzde kalan 5 haftada alacağımız sonuçlar, bizim gelecek yılki hedeflerimizi, sevinçlerimizi, hüzünlerimizi direkt olarak etkileyecektir. Şimdi destek zamanı, hem de şartsız koşulsuz, amansız ve sonu gelmez bir destekten bahsediyoruz. Sarı-kırmızı sevdalıları, gün bizim günümüzdür, gün birlik günüdür ve gün kenetlenme...